Başlangıç » Yunus Emre Kimdir

Yunus Emre Kimdir

19 Ekim 2015 Leave a comment

Sponsor Bağlantılar

Yunus Emre Kimdir Kısaca

Yunus_Emre1

Yunus Emre’nin hayatı ile ilgili maalesef yok denecek kadar az bilgiye mevcuttur. Bilinen yönü tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisi olduğudur. Doğum tarihi ile ilgili olarak 1238 yılında doğduğu düşünülmekte ve 1320 yılında öldüğü kabul edilmektedir.

Hacı Beştaş Veli’nin eserlerinde Yunus Emre hakkında yazılanlara dayanarak Sarıköy’de yaşadığı düşünülmektedir.  Yunus Emre, kendi eserlerinde yaşamı hakkında bizlere bazı ipuçları vermektedir. Anadolu topraklarının tamamını gezdiği ve Mevlana ile görüştüğü de eserlerinden anlaşılmaktadır.

Yunus Emre’nin Destansı Yaşamı

Yunus Emre küçükken okula gitmiş ama alfabeyi bir türlü öğrenememiştir. Bunun üzerine okulu bırakıp köyünde çiftçilik yapmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda kıtlık olur. Yunus’ta kıtlıktan etkilenir. Kırşehir’e yakın Sulucakarahöyük’te Hacı Bektaş Veli adlı biri olduğunu ve kapısına gelen ihtiyaç sahiplerini eli boş göndermediğini duyar. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli’nin yanına gitmeye karar verir. Yolda giderken eli boş gitmemek için alıç toplar. Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına varır. Hacı Bektaş Veli, Yunus’un samimi ve saygılı davranışlarından çok memnun kalır. Yunus’un buğday için geldiğini öğrenince “Sorun bakalım buğday mı ister, himmet mi?” der. Bu sözleri duyan Yunus “ Ben himmeti ne yapayım, karın doyurmaz ki, bana buğday gerek,” der. Buğdayını alan Yunus yola çıkar.

Yolda giderken buğdayı aldığına pişman olan Yunus, geri döner. Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıkar ve buğdayı istemediğini himmet istediğini söyler. Hacı Bektaş Veli O söylediğin artık geçti biz o anahtarı Taptuk Emre’ye verdik,” der. Yunus, bunun üzerine Taptuk Emre’yi bulmak için yola çıkar. Taptuk Emre’yi bulur ve ona durumu anlatır. Taptuk Emre’nin dervişi olur ve dergâha odun taşımakla görevlendirilir. Kırk yıl odun taşıdığı dergâha bir tek eğri odun getirmez. Sebebini soranlaraysa “Bu kapıdan içeriye odunun eğrisi bile giremez, der. Taptuk Emre kızını Yunus ile evlendirir ama Yunus şeyhinin kızına kendisini layık görmediği için kıza elini sürmez. Onun tek amacı erenler mertebesine ulaşmaktır. Yunus bir türlü erenler mertebesine ulaşamadığını düşünüp, üzülür ve Taptuk Emre’nin yanından ayrılır.

Taptuk Emre’den ayrı geçirdiği zaman içinde başından geçen bazı olaylar sonucunda Yunus istediği mertebeye ulaştığını anlar. Tekrar Taptuk Emre’nin yanına döner ama Taptuk Emre’ye mahcup olduğu için önce karısı ile görüşür. Şeyhinin kendini affetmesini ister. Kadın “Bilirsin gözleri görmez, sen kapının eşiğine yat. O sabah namazına kalktığında ayağı sana dokunur. Bu kim diye bana sorar. Ben de Yunus, derim. Eğer hangi Yunus derse ses çıkarmadan çek git. Yok, eğer bizim Yunus mu derse, kalk şeyhinin eline sarıl, der. Kadının dediğini yapan Yunus şeyhinin Bizim Yunus mu?  sorusu üzerine kalkar şeyhini ellerine sarılır. Bu olaydan sonra da Yunus’un hayatını kaybettiği söylenir.

Yunus Emre’nin Sanat Yaşamı

Yunus Emre verdiği eserlerde her zaman Öz Türkçe kullanmıştır. Halkın günlük konuşma dilinde eserler verdiğinden dolayı herkes tarafından kolay bir şekilde anlaşılmış ve çok kısa bir süre içerisinde herkes tarafından sevilen bir şair haline gelmiştir. Yunus Emre’nin şiirleri Allah Sevgisi ve İman konuları etrafından kaleme alındığından dolayı tasavvuf ağırlıklı eserlerdir.

Yunus Emre’nin “Risalettün- Nushiyye” ve “Divan” olarak adlandırılan iki eseri mevcuttur. Bir dönem bu eserlere başka aşıkların şiirleri de karıştırılmış olsa da sonradan bunlar ayıklanmışlardır.

Yunus Emre’nin Örnek Şiiri

Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dün ü günü,
Bana seni gerek seni.

Ne varlığa sevinirim,
Ne yokluğa yerinirim,
Aşkın ile avunurum,
Bana seni gerek seni.

Aşkın âşıklar oldurur,
Aşk denizine daldırır,
Tecelli ile doldurur,
Bana seni gerek seni.

Aşkın şarabından içem,
Mecnun olup dağa düşem,
Sensin dünü gün endişem,
Bana seni gerek seni.

Sufilere sohbet gerek,
Ahilere ahret gerek,
Mecnunlara Leyla gerek,
Bana seni gerek seni.

Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe savuralar,
Toprağım anda çağıra,
Bana seni gerek seni.

Cennet cennet dedikleri,
Birkaç köşkle birkaç huri,
İsteyene Ver anları,
Bana seni gerek seni.

Yunus’dürür benim adım.
Gün geçtikçe artar odum.
İki cihanda maksudum,
Bana seni gerek seni.

Sponsor Bağlantılar


Arkadaşlarınla Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.