Başlangıç » Hz.Muhammed’in Hayatı

Hz.Muhammed’in Hayatı

2 Kasım 2015 Leave a comment

Sponsor Bağlantılar

Hz.Muhammed’in Hayatı Kısaca
Hz.Muhammed Kimdir Hayatını açıklar mısınız

hz.muhammed-

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed(s.a.v) 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’de dünyaya gelmiştir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine, dedesinin adı Abdülmuttalip, büyük babası Vehb, babaannesi Fatıma ve anneannesi ise Berre’dir.

Hz.Muhammed(s.a.v) henüz doğmadan önce babası Abdullah vefat etmiştir. Bu nedenle daha doğmadan yetim kalmıştır. Dört yaşına gelinceye kadar süt annesi Halime’nin yanında kalmıştır. Ardından annesi Amine’nin yanına geldi ve 2 yıl sonra hem babası Abdullah’ın mezarını ziyaret etmek hemde oradaki akrabaları ile tanıştırmak için annesi tarafından Medine’ye götürüldü.

Hz.Peygamber(s.a.v) burada hem babasının kabrini ziyaret etti hemde Neccaroğulları’ndan olan akrabaları ile tanıştı. Dönüş vakti geldiğinde annesi Amine Ebva’da hastalanıp vefat etti. Hz.Amine’nin kabri burada bulunmaktadır. Hz.Muhammed(s.a.v) henüz altı yaşındayken de annesini kaybetmiş oldu ve artık hem yetim hemde öksüz kalmıştı..

Hz.Muhammed(s.a.v), annesinin Ebva denilen yerde vefat etmesi üzerine Ümmü Eymen tarafından Mekke’ye ulaştırılarak dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti. Dedesinin yanında sekiz yaşına kadar kaldı ve dedesinin vefat etmesi üzerine amcası Ebu Talib’in evine taşındı.

Hz.Muhammed(s.a.v) 13 yaşına gelince artık amcaları ile beraber ticarete atıldı ve uzun bir süre bu işlerle uğraştı. Artık etrafındaki insanlar tarafından tanınmaya başladı ve her zaman onu doğruluktan ve dürüstlükten asla taviz vermeyen biri olduğunu görünce insanlar tarafından çok sevilen bir kişi oldu. 20 Yaşındayken Mekkelilerin kurmuş olduğu Hılfulfudül derneğine katıldı. Bu derneğin amacı hırsızlık, gasp, zulüm ve eşkiyalıklara karşı önlem almaktı.

25 Yaşına geldiğinde ise Hz.Hatice ile tanıştı ve kendisinin evlenme teklifini kabul ederek, Hz.Hatice ile evlendi. Hz.Hatice’nin onunla evlenmek istemesinin en büyük nedeni ise doğru ve güvenilir bir kişi olmasıydı.

35 yaşına geldiğinde Kabe Hakemliğini yaptı ve insanların hacer-ül evsedi yerine koymak için tartıştıkları bir sırada hakemlik ederek olayı çözüme kavuşturdu. Bu sayede bölgedeki kabileler arasında ortaya çıkabilecek muhtemel bir kavgayı da önlemiş oldu.

Peygamber Efendimiz 37-39 yaşlarına geldiğinde insanların arasından uzaklaşıp, neden yaratıldığını ve bu dünyaya geliş amacını düşünme arzusu uyandı içinde ve bu nedenden dolayı sık sık Hira dağındaki mağaraya çekilmeye başladı. Burada uzun süre vakit geçirir, aklındaki sorulara bir cevap bulmaya çalışırdı. 40 yaşına geldiğinde ise 610 yılının Ramazan ayında Cebrail(a.s) kendisine ilk vahyi getirdi ve ‘’Yaratan Rabbinin Adıyla Oku’’ dedi. Gelen ilk vahiy ile kendisine artık bir Peygamber olduğu bildirilmiş oldu.

Hz.Muhammed(s.a.v)’e Peygamberlik görevi verildikten sonra kendisine ilk olarak Hz.Hatice, Hz.Ali, Hz.Ebu Bekir, ve Hz.Zeyd bin Harise iman ettiler. İlk Müslümanlar etraflarındaki insanları gizlice iman etmeye davet ediyorlardı ve bu sayede Hz.Osman, Abdurrahman bin Avf, Sad bin Ebi Vakkas, Talha ve Zübeyir Hazretleri gibi sahabelerde iman ettiler.

Peygamberlik ilan edileli altı yıl olmuştu ve bu dönemde yiğit ve cesaretiyle meşhur olan Hz.Ömer ve Hz.Hamza gibi iki önemli sahabe de Müslüman oldu.

Peygamberliğin 10.Yılına gelindiğinde ise Hz.Hatice ve Ebu Talip vefat ettiler.  Ebu Talip’in vefat etmesi üzerine müşriklerin eziyet ve işkenceleri de arttı. Çünkü artık amcası yanında değildi ve Müslüman olan kişi sayısı da bir hayli artmıştı. Müşrikler bunu önlemek için akla gelmeyecek birçok işkenceler yaptılar.

Tüm bunlar karşısında Hz.Muhammed(s.a.v)’in dış destek sağlamak istiyordu ve bu amaçla Taif’e gitti. Fakat buradaki insanlar kendisine iman etmedikleri gibi birde Peygamber Efendimizi taşladılar. Üstü başı kan olan Peygamberimiz ancak Taif dışında bulunan bir bağa sığınarak onlardan kurtulabildi.

Tüm bu sorunlar devam ederken peygamber efendimiz Miraca çıkartıldı ve burada Yüce Rabbimizin huzuruna yükseltildi. Burada dinin emir ve yasaklarını, yapılması gerekenler hiçbir aracı olmaksızın bizzat Allah-u Teala’dan dinleme fırsatını elde etti.

Hz.Muhammed(s.a.v), çektiği her türlü sıkıntıya rağmen İslamiyet’i insanlara anlatmaya devam ediyordu. Bu sırada birer yıl arayla 1. Ve 2. Akabe biatları gerçekleştirildi. Daha sonraki dönemde Allah’ın izni ile Müslümanlar Mekkeden Medine’ye göç ettiler. Müslümanların Medine’ye göç etmelerinin ardından Hz.Muhammed(s.a.v) ile Hz.Ebu Bekir birlikte Medine’ye gittiler. Tarih kaynaklarında bu olay ‘’Hicret’’ olarak geçmektedir.

Medine’ye göç eden Müslümanlar ile orada bulunan Müslümanlar arasında bir kardeşlik bağı kuruldu ve buna Ensar – Muhacir kardeşliği denildi.

Medine’ye hicret edilmesinin ardından müşriklerle Bedir, Uhud, Hendek, Müreysi savaşları gerçekleştirildi. İslam Elçisinin dokunulmazlığı bulunduğu halde Hristiyanlar tarafından İslam elçisi öldürülmüş ve ardından Medine’ye saldırmak için hazırlandıkları istihbaratı alınınca Mute ve Tebük seferleri düzenlendi.

630 yılında Mekke fethedildi ve Hz.Muhammed(s.a.v) çok sevdiği fakat üzülerek, istemeyerek ayrıldığı vatanına sonunda geri döndü.

Hz.Muhamed(s.a.v) 632 yılında, hac yaptığı esnada Arafat dağında yüz binden fazla Müslüman’ın bulunduğu bir yerde müminlere, İslamiyetin düşüncesinin kısa bir özeti olan bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma insan hakları bakımından oldukça önemlidir ve bu konuşmaya ‘’Veda Hutbesi’’ denmektedir.

İslamiyet’i en güzel şekilde bizlere açıklayan ve bunun için müthiş bir sabır, azim ve cesaret gösteren sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v) 8 Haziran 632 tarihinde vefat etmiştir.

Sponsor Bağlantılar


Arkadaşlarınla Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.